Çizmelerimi çıkarayım mı?

13 Mayıs 2014, yakın tarihimizin
kara günlerinden biri olarak tarih
sayfalarındaki yerini aldı. Soma’da
Türkiye tarihinin en büyük iş cinayeti
yaşandı, 301 insan hayatını kaybetti.
Yaş ortalaması 10 olan 432 çocuk babasız
kaldı. 255 kadın eşini kaybetti.
Yüzlerce ana-baba evlatsız kaldı.
Türkiye 13 Mayıs 2014 günü Soma’da
Eynez maden ocağında aşırı kâr hırsı, üretim baskısı, özelleştirme, taşeronlaştırma ile dayıbaşılık adıyla yürütülen kuralsızlık ve denetimsizlik sonucunda ülkenin en büyük iş cinayeti ile yüzleşti. 13 Mayıs 2014 günü Eynez maden ocağına giden gazetecilerden birisi olarak, orada gördüklerim toplumun geniş bir kesiminde olduğu gibi bende de ciddi bir travma yarattı.
Madencilerin ve ailelerin anlattıkları, yaşadıkları köle düzenini deşifre ediyordu.
Ailelerin yaşadıkları acıları, anaların feryatlarını, madencilerin çalışma koşullarını, uğradıkları hak gasplarını belgelemek, tarihe not düşmek gerekiyordu.
Türkiye’nin en büyük iş cinayetini bir şekilde belgelemeli ve gelecek kuşaklara aktarmalıydık.
Yoksa Soma katliamı da toplumsal belleği zayıf ve geçmişi ile yüzleşemeyen
Türkiye’de yaşanmış olan diğer katliamlar gibi hafızalardan silinip gidecekti.
Türkiye’nin en büyük iş cinayetinin unutulmaması için, toplumsal bir hafıza oluşturmanın gerekliliği, bizim toplumsal ve vicdani sorumluluğumuzdu. Soma
Katliamı’nı belgelemek ve gelecek kuşaklara aktarmak için; en önemlisi “unutulmasınlar”
diye yazıldı bu kitap.
Kitapta, madenci aileleri, madenciler, maden mühendisleri, çiftçiler, coğrafyacılar,
psikologlar, sendikacılar ve hukukçular ile konuşarak, tanıklıklar üzerinden toplumsal
bir bellek oluşturmaya çalıştık. Bu katliamın sebeplerinin teknik değil, politik
olduğunu düşündüğümüz için teknik ayrıntılardan olabildiğince uzak durduk.
Yöre halkının Soma ve çevresinde maden ocakları dışında başka bir iş imkânı bulamıyor
olmalarını, tarımın tasfiye edilmesini, bölgede artan işsizlik ve yoksulluğun
insanları maden ocaklarında çalışmaya nasıl mecbur bıraktığını gözlemledik. Soma’ya
farklı kentlerden gelip maden ocaklarında çalışan işçilerin, tarımın tasfiyesi
ile topraklarından koparılmış küçük üretici çiftçilerin çaresizliğini gördük. Uygulanan
neoliberal tarım politikaları ile toprağından koparılan çiftçilerin, özelleştirilen
maden ocaklarında nasıl ucuz iş gücü oluşturduklarını gözler önüne sermeye çalıştık.
“Çizmelerimi Çıkarayım mı? / Soma… 13 Mayıs 2014” ile Soma’da yaşanan madenci
katliamı üzerine çok boyutlu bir araştırma metni ortaya çıkarmak için çaba sarf
ettik. Soma insanının acılı serüveninin her aşamasını, tanıklıklara dayanarak bütün
gerçekliğiyle anlatıp, katliamın politik arka planının daha iyi görülebilmesini sağlamaya
çalıştık.
Az da olsa başarabilmiş olmayı umut ediyoruz…

Çizmelerimi Çıkarayım Mı?
Yazar: Onur Yıldırım , Uğur Şahin Umman
Ayrıntı Yayınları
