Beslenmenin Arkeolojisi

Gökkuşağı renkleriyle sağlıklı beslenme

Modern dünyanın cinsel kimliklere ve yönelimlere dair geliştirdiği terminolojiyle Antik Çağ’ı birebir okumak sınırlı sonuçlar verir. Antik dönemde cinselliğe dair algı, bugünkü anlamda ‘kimlikle’ değil, daha çok toplumsal hiyerarşi ve güç ilişkileri bağlamında, ilişkide üstlenilen aktif ya da pasif role bağlı olarak şekillenirdi. Erkek egemen düzende güç, erk sahiplerinin elindeydi ve normlar bu güç etrafında
şekillendi. Devamını Oku

Antik Çağ hekimlerinin sağlıklı beslenme
önerileri: Ne yediğine dikkat et!

Hipokratik Corpusa göre beslenmek için öncelikle kişinin kendi bedenini tanıması ve hangi salgıyı yaygın olarak ürettiğini bilmesi gerekir. Kişi mevsimsel özelliklere göre beslenmeyi bilmelidir. Normal düzeyde sağlıklı bir insan; kışın az yemeli, az içmelidir. Devamını Oku

Denizi yese doymaz:
Apicius’tan seçme tarifler

Çeşit çeşit pişirme önerisi olmasına karşın Apicius’un, “balığı tavaya atın, iki tarafını hafifçe pişirin, yanında yeşillikler ve bir bardak şarapla için gitsin” dediği bir tarif bulamazsınız. Apicius’un tariflerinde illa ki biraz tatlı, biraz tuzlu, biraz sirkeli soslar o deniz ürünlerine bulaştırılırdı. Devamını Oku

Gaddarın sofrası:
Karınları değil, gözleri doymalı!

Romalıların hayvanları kesmeden önce şarap dolu kaplarda boğmak gibi bir alışkanlıkları vardı, böylece hayvanın ciğerlerine şarap dolar ve ciğerin lezzetli olması sağlanırdı. Kaz ciğerlerinin genişlemesi için zavallı hayvanların sürekli bağırması sağlanır ve bunun için her türlü işkence yapılırdı. Devamını Oku

Şölen mobilyaları

Yemek odaları yalnızca göze değil kulağa ve koku duyusuna da hitap ediyordu. Bu nedenle mobilyaların ahşap kısımları ağaç kavunu, limon veya diğer narenciye türlerinden kerestelerle imal ediliyor ve yerlere kokulu talaşlar serpiliyordu. Devamını Oku

Mutfakta kim var?

Klasik dönemin erkek egemen aşçılar dönemi olduğunu komedi oyunlarından da anlayabiliriz. Döneme damgasını vuran oyunların tamamında aşçı ve yardımcıları erkeklerden oluşurken servis ekibi karma oluyordu. Devamını Oku

Göçle birlikte küçülen
dünyalar

Toplumlar arası iletişimin artması dünyayı küçültmüştü ve bunu ilk fark edip eserlerine yansıtanlar da komedya yazarları olmuştu. “Dünyada bir yerde” göçler hala bu tür kültürel değişimlere ve karma kültürlerin doğmasına aracılık ederek sahneyi (dünyayı) küçültmeye devam ediyor. Devamını Oku

Arsun bira
nazlı şaraba karşı

Şarap Germenlerin pek umurunda değildi. Onlar içki içmek için üzümlerle birlikte uzun mesailer harcamak ve bu kadar zahmetli bir içkiyle uğraşmak istemiyorlardı. İstedikleri biraydı ve köleleri bunu onlara kolayca hazırlıyordu. Devamını oku

Doğa Tarihi araştırmaları
üzerine bir not: Bilim kim
için gerekli?

Üzerinde yaşadığımız Dünya her zaman sakin ve huzur verici bir şekilde duramıyor. Zaman zaman hava hareketleri, zaman zaman suların dengesiz biçimde yer değiştirmesi ve zaman zaman da yer kabuğundaki hareketlerle Dünyamız, üzerinde yaşayan sakinlerine zorlu zamanlar yaşatabiliyor. Devamını Oku

Pers Uyandırıcısı:
Evcil tavuk ve horozlar

Tavuk yemekleri Romalıların yüksek mutfak kültüründe kendisine yer bulduğundan beri etkisini artırarak günümüze kadar sürdürüyor. İnsanın ayaklarının dibinde doyan bu minyatür canlı sanki Jurassic Park’tan çıkmış canlıların küçülmüş hali gibi görünse de binlerce yıldır eti, tüyü ve yumurtalarıyla insanlığa esir olmuş durumda. Devamını Oku

Demokrasiye giden
yolda çeldirici hamleler:
zeytinyağı, şarap ve buğday

Seçimler yaklaştıkça oyunlar, festivaller düzenlemek, zaten var olan kutsal günlerin organizasyonuna sponsor olup oralarda boy göstermek her siyasetçinin ilk tercihi oluyordu. İkinci sırada yoksul halka zeytinyağı, şarap ve buğday dağıtmak, hatta el altından para dağıtmak bile çekinmeden yaptıkları bir şeydi. Devamını Oku

İnsanın doğaya müdahalesi:
Tarla avcıları

Her toplum daha fazla ürün elde edebileceği verimli arazileri ele geçirme arzusuyla yanıp tutuşurken tarlaların yerini belirleyerek yeryüzü şekillerini değiştirdi. Sulama dengesinde değişiklikler yaparak hem toprağın tuz oranını hem de havadaki nem oranını etkiledi; yabancı topraklardan getirilen bitki ve hayvanlarla flora ve fauna üzerinde önemli sapmalara neden oldu. Devamını Oku

Urartu kazanlarında
neler pişerdi?

Kazı alanlarında ortaya çıkarılan küpler ve mayalama teknelerine bakılarak Urartuların şarap ve bira yapmayı bildikleri ileri sürülür. Bira, günlük içecek olarak tüketilirken, şarap büyük olasılıkla dini amaçlı düzenlenen şölenlerde ve saray içinde tüketilen bir içecekti. Devamını Oku

Eski Roma’da
tarım

Roma tarımına en çok hizmet eden teknolojik buluş su kemerleriydi, şehirlere uzak su kaynaklarından taze ve devamlı su sağlamak amacıyla inşa edilen su kemerleri arazilerin verimini artırmaya da yardımcı oldu. Devamını Oku

Roma bahçelerinden
mutfağa

Antik Çağ mutfağını yönetmek o kadar kolay bir iş değildi; ürünlerin sürdürülebilirliği yoktu, pazar çeşitliliği dardı, fiyatlar istikrarsızdı. Ama yoksul halka buğday dağıtarak karınlarını doyurmak pek ala mümkündü. Ancak gözü hep fazlasında olan varsıl kesimi doyurmak için özel bahçelerde türlü sebze ve meyve yetiştirmek gerekiyordu… Devamını Oku

Kazın ayağı öyle değil…
Peki, nasıl?

Ispanak, Latince adıyla Spinacia oleraceae’nın anavatanı Güneybatı Asya, hatta belki de doğrudan doğruya Anadolu. Ancak tarih öncesi dönemlere ait özellikle Güneydoğu Anadolu’daki kazılarda şimdilik bu yönde bir veri yok. Bununla birlikte ıspanakla ilgili arkeobotanik veriler Kuzey Suriye, Orta ve Batı Anadolu’daki
kazılarda karşımıza çıkabiliyor. Devamını Oku

Toplumsal cinsiyet rollerinde
hıyarın işlevi

Peki, ama neden hıyar sözcüğüne bu kadar kaba bir anlam yüklenmiş öncelikle ona bir bakalım. Aslında hıyarın bu deyimsel, simgesel ve hakaret içeren sıfatsal anlamı sadece Türkçede yok. Bu aşağılayıcı anlam Bizans’tan bu yana hatta belki de daha eski tarihlerden beri hıyar üzerine yüklenmiş olmalı. Devamını Oku

Ne güzel dönüyor çemberim,
hiç bitmese horoz şekerim

Anadolu mutfak kültürüne çok sonradan giren bir ürün horoz şekeri. Yirminci yüzyıl başına ya da 19. yüzyılın sonlarına kadar geriye götürmek olası Anadolu’daki geçmişini. Devamını Oku

Bilgi ve inancın kısa
tarihi: Fala inanmayın ama
falsız kalmayın!…

Fal, büyü, tılsım ile çıkılan yolda varılan noktanın bilgi ve inançla ilgili olması da bu bağlamda şaşırtıcı olmamalıdır. Zira en erken çağlardan itibaren bu uygulamaların hepsi inanç ya da daha doğru söylenişiyle iman ile ilgilidir ve o dönem insanının sınırlı bilgisinin yetmediği anlarda kullanılacak bir sığınaktır. Devamını Oku

Bir araya gelemeyen
sevgililer: Salep ile vanilya

Konu cinsellik olunca ister istemez cinsel organların kendilerinden de söz etmek gerekliliğini salep ve vanilya üzerinden, bunların tarihi ve coğrafi ilişkileri içinde, etimolojinin derin sularında yüzerek bu şekilde anlatmak olası. Umarım bu iki sevgili hep bir arada yaşar ve aşkın fiziksel şekli olan seks her bir insan tekinin yaşantısındaki harika yerini korur… Devamını Oku

Yer altı tanrısı Hades’in
bitkisi nane

Hades, kendi yüzünden yaşamını yitiren Menthe’ye acır ve onu yani ıstırap ve acının nehrinde yıkanan bu periyi nane halinde yeryüzüne gönderir. İşte ondandır nanedeki hafif acılık ve burukluk. Devamını Oku

Çavdar ve
mahmuzu

Bu sayının dosya konusu salgın olunca çok farklı bir salgından söz edeceğim çavdar aracılığıyla. Ancak öncesinde kısaca insanın çavdarla olan ilişkisinin tarihine bakmakta yarar var. Buğdayın insanla olan aşkının günümüzden yaklaşık olarak 14 bin yıl Devamını Oku

Ruhunda savaş dolaşan
meyveler:
Elma ve incir

Meyveler tek başlarına savaş çıkarmaz belki ama savaş anlatılarına sıkça konu olmuşlardır. Paris’in Aphrodite’i güzellik yarışmasında birinci seçtiği elmadan, Pers Kralı Kserkses’in ‘Attika’yı fethetmeyi unutmamak’ için her öğle yediği incire kadar.. Devamını Oku