Yazıtların Dili

Antik tarihçilerin kaleminden
Hollywood’a: Yakın Doğu’da mağlubiyetin nedeni cinsellik

Cinsiyet rolleri üzerinden kurgulanan bu anlatılar, geçmişin hükümdarlarını bugünün kültürel kaygılarına göre yeniden şekillendirir. Dolayısıyla, tarihsel
kişiliklerin anlatımı kadar bu anlatıların nasıl, kim tarafından ve hangi amaçlarla üretildiği sorusu da en az tarihsel gerçekler kadar önemlidir. Devamını Oku

Antik Yunan’da halk hekimleri:
Şifa dağıtan bilge eller

Antik Çağ Yunan dünyasında modern anlamda hastanelere benzer kurumlar yoktu. Doktorlar hastalarını evlerinde, bu iş için ayırdıkları bir alanda tedavi ederdi. Yatılı olarak tedavi edilmesi gerekenler de bu alanlarda kalırdı. Doktorlar kullandıkları ilaç ve ekipmanı da kendileri temin ederdi. Devamını Oku

Gılgamış’ın ölümcül denizle imtihanı:
‘Eğer bir yolu varsa denizi geçeceğim’

Assurolog Friedrich Delitzsch, 1905 yılında Alman İmparatoru II’nci Wilhelm’in huzurunda Berlin’de yaptığı halka açık bir konuşmada, İncil ve Tevrat’ta bahsi
geçen Nuh Tufanı’nın kökenlerinin Babil ve Asur yani Mezopotamya olduğunu vurguladı. Bu konuşma, muhafazakar çevrelerden sert eleştirilerle karşılaştı. Devamını Oku

Haklı bir şiddet hikayesi

Bir hırsızlığı ya da şiddet eylemini köyün tanrılarına karşı işlenmiş bir suç olarak kabul eden köy topluluğu, yerel sorunların çözümünde polis ya da Roma devletini devreye sokmadan, tapınağa başvuruyordu. Çeşitli dinsel ritüeller yardımıyla, tapınakta bir mahkeme oluşturulmaktaydı. Devamını Oku

Kış kış cinler kış kış: 3000 sene önce
Mezopotamya’da cinlerin mobilyaları

Eski Yakın Doğu’da da günümüzde olduğu gibi düşük yapmak, ani bebek kaybı sendromu ve doğum esnasında bebeğe veya anneye bir şey olacak korkusu çok yaygındı. Bu korkular herkesin her devirde yaşadığı kaygılar ve korkular değil mi? Bu korkuların menşeinin Lamaštu olduğuna inanan insan ona kilden minyatür mobilya hediye etse çok mu olur sizce? Devamını Oku

Kalem tutan kadınlar

Bundan 2 bin yıl önce bir Yunan şehrinde, varlıklı ve eğitime önem veren bir ailenin içine doğmuş olan bir kadın, belki de 19’uncu yüzyılda ve 20’nci yüzyılın başlarında tıp fakültesine girmek isteyen ya da felsefe alanında bir kürsü hayal eden hemcinslerine göre çok daha şanslıydı. Devamını Oku

MÖ 7’nci yüzyılda Babil’den
Asur’a beyin göçü

Tarih boyunca göçmenler bilgi aktarımında ve gittikleri yerde bu bilginin ilk elden kullanımında önemli roller oynadılar. Göçün trajikliği gibi bu göçe maruz kalanların yeni yerlerinde insanlığa yaptıkları muazzam katkılar ülkemizde olduğu gibi dünyada da güncelliğini koruyor. Bu öyle bir etkidir ki insanlığın kaderini değiştirebilir! Devamını Oku

4 bin yıllık Sümerce bira şarkısı:
Bira içerken […]
kalbim neşeli […]

Sümerce yazılmış şiirsel bir metin bize günümüzden yaklaşık 4 bin yıl önce bira yapım aşamalarını, sunumunu, biranın verdiği keyfi ve bu içeceğin İnanna-Dumuzi mitosu ile ilişkisini anlatıyor. Devamını Oku

Deprem ve iktidar:
Tanrısal merhamet

Deprem, tanrısal ceza ise imparator aracılığıyla yeniden ayağa kalkmak da tanrısal merhamet sayesindeydi. Siyasi açıdan sonuç, pagan dönemindekinden farklı değildi. İmparator, depremin yıkımından sorumlu tutulmuyor ama ihtiyacı olanlara yardım ettiği için de övgüler alıyordu. Devamını Oku

Termessos’tan bir hayvan
lahdi: Köpek Stephanos

Köpek Stephanos’un ölümü Rhodope’yi derinden üzmekle birlikte
Termessosluları da duygusal anlamda etkilemiş olmalıdır. Stephanos, mezar epigramının sonunda kendisini ve sahibesini ‘Ben köpek Stephanos, mezarımı Rhodope yaptırdı’ ifadesiyle lahdinin yakınından geçenleri selamlayarak yine bir insan gibi tüm sevenlerine ve yöre halkına veda eder. Devamını Oku

Demokrasi: Kurmak mı
zor, korumak mı?

Yunan kent devletlerinin halkları demokrasi yolunda ilerlerken, karşılarına çıkan engelleri aşmak için sürekli mücadele ettiler. Bunun için mahkemeler kurup, zalim yöneticileri öldürmeyi meşru kılan yasalar oluşturdular. Tüm bunlar insan haklarını temel alan modern toplumun ilkelerine taban tabana zıt, şiddet yanlısı uygulamalar oldukları için tarihe gömülmüş olsalar da baskıya karşı direnme hakkının ilk örnekleri olarak ve demokrasiden vazgeçmeme kararlılığında ne denli haklı olunduğunu kanıtlarcasına orada duruyorlar. Devamını Oku

Hatti ülkesinde kıtlık yılları

Umudum, küresel ısınma nedeniyle oluşan bu etkilerin sonucunda özellikle besin üretimimizin kötü etkilenmemesi. Bir dönem gelip de Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetenlerin Hitit kralının Mısır’dan istediği gibi, başka bir devletten “tahıl” için ricada bulunmasını istemeyiz! Sanırım bunu engellemek bizim elimizde. Yeter ki farkında olalım… Devamını Oku

Urartu Kralı Minua’nın
uçan atı Arṣibi

Minua, Arṣibi’yi ve onun adını verdiği, atlayışın yapıldığı yerin adını ölümsüzleştirmek için stelin arka yüzündeki beddua metninde stelin konulduğu yerden kaldırılmaması yönünde bir ihtarda bulunur. Devamında Minua, tanrılardan sadece bu suçu işleyenleri değil amiyane tabirle onların yedi silsilesini de yok etmelerini diler. Devamını Oku

Üzüm ve incir:
Amos’un tarlaları

Günümüzde Marmaris’ten Amos’a doğru ilerlediğinizde yol boyunda yanmış dağ yamaçları görüp derin bir üzüntüye kapıldıktan sonra bahsi geçen düzlük kısımlarda çok az tarım yapıldığını, buraların çoğunlukla yazlıklar, siteler ve tatil tesisleri ile işgal edilmiş olduğunu görürsünüz. Devamını Oku

Kutsal koruluklar:
Dikkat Zeus var!

Kutsal koruluklar tapınaklar, şehirler ve yöneticiler için hem maddi hem de simgesel değerleriyle çok önemli alanlardı. Peki, acaba sıradan bir insan için ne ifade ediyorlardı? Örneğin Lidya’nın ücra bir dağ köyünde yaşayan birinin, hayvanlarını otlatarak geçimini sağlamaktan başka bir gailesi olmayan bir çobanın hayatında nasıl bir anlamı vardı kutsal koruluğun? Devamını Oku

Lavrion’un
madenci köleleri

Kölelerden bazıları, madencilik konusunda uzman, kalifiye kölelerdi ve daha çok organizasyonda çalışıyorlardı. Sıradan kölelerin ne mezar taşları ne de onları tanıyabileceğimiz başka herhangi bir belgeleri vardı. Lavrion maden ocaklarından günümüze sesini duyurabilenler ise sadece pahalıya satılan bu kalifiye köleler oldu. Devamını Oku

Küçük Asya’nın
lider kadınları

Eşinden izin almadan agoraya bile gidemeyen kadınların toplumunda, nasıl oluyor da yönetici kadınların heykelleri sütunlu caddeleri süsleyebiliyordu? “Erk”in erkek olana verildiği bir toplumda, Küçük Asya kadınları, başka coğrafyalarda yaşayan hemcinslerinin rüyalarında bile sahip olamayacakları bu güce nasıl ulaşmışlardı? Devamını Oku

Avlanmak, yıkanmak,
oynamak, gülmek…
Hayat budur!

Halk için utanç verici olan kumar, üst düzey kişiler tarafından hatta imparatorlarca oynandığında, eğlenceli ve zekice olarak tanımlanıyordu. Çünkü para, statüyü belirleyen en önemli göstergelerden biriydi ve oyunda doğrudan para ile ilişkiliydi. Devamını Oku

Zar kehanetleri

Fal ve kehanet sonsuza kadar yaşamaya devam edecek. Kahve telvesinde beliren şekillerden geleceği anlamaya çalışacak, hiçbir şey yapmasak, şarkılardan fal tutacağız. Çünkü insanız ve insan, hem gelecek denen şeyin var olduğu bilgisine sahip olmakla hem de onu nasıl kontrol edebileceğini bilememekle lanetlenmiş bir varlık. Devamını Oku

Aşk
büyüleri

“Onları evlilik ve tutkuyla bağla. Bütün yaşamlarını birlikte geçirsinler. Kızımıza bir köle gibi bağlansın, ona şehvet duysun, başka bir kadını ya da kızı değil, sadece Domitiana’yı hayat yoldaşı olarak tutmayı istesin. Şimdi, şimdi, derhal, derhal!” Devamını Oku

Depremler ve
hayırseverler

Opramoas Mozolesi, ülkesindeki depremin yaralarını, şehir şehir, köy köy, hane hane sarmaya çalışan bir hayırseverin hatırasını yaşatmaya devam ediyor. Devamını Oku

Antoninus salgını ve
Sardes’in çözüm arayışı

Antoninus salgınından sonra dini pratiklerde açık bir yükseliş izlenir. İmparatorluğa ekonomik açıdan da büyük zarar veren salgın, resmi yapıların inşasına ait projeleri kesintiye uğratmıştır. Devamını Oku

Bir paralı askerin
mezar şiiri

Geçimi için paralı askerlik yapanların hayatı uzun seferlerde, birbirini takip eden savaşlarda, vatanından uzakta ve bir aile kuramadan geçiyordu. Muhtemelen yaşarken adını bile duymadığı uzak bir ülkede öldüğünde ise, ardında gözyaşı döken annesinden başka kimse bulunmuyordu. Devamını Oku