Balarısı, sağladığı çok boyutlu ekosistem hizmetleri sayesinde hem doğal sistemlerin hem de insan refahının temel taşlarından biri olarak öne çıkıyor. Özellikle tozlaşma hizmeti, küresel gıda üretiminin sürekliliği ve tarımsal verim açısından vazgeçilmez bir rol oynuyor. Ancak balarısı popülasyonlarının karşı karşıya olduğu tehditler – pestisit kullanımı, habitat kaybı, parazitler, hastalıklar ve iklim değişikliği – sadece arıcılığı değil, küresel gıda sistemini ve ekosistemlerin bütünlüğünü de doğrudan etkiliyor.
Prof. Dr. İrfan Kandemir
Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü
Ekosistem hizmetleri, doğal ekosistemlerin insan refahına sağladığı doğrudan ve dolaylı katkılarını ifade eder. Bu hizmetler arasında tozlaşma, kovan ürünü, gıda üretimi, biyolojik çeşitliliğin korunması ve ekonomik sürdürülebilirlik gibi çok sayıda hizmet insanlığın refahına son derece yüksek katkılar yapar. Balarısı hem doğal hem de tarımsal ekosistemlerde sağladığı tozlaşma hizmeti sayesinde en önemli ekosistem hizmet sağlayıcısı olarak ön sırada yer alır.
Ekosistem hizmetleri çok yakın zamanda kullanıma girmiş olmasına rağmen, kavram ilk kez Millennium Ecosystem Assessment (2005) raporunda detaylıca tanımlandı ve bu hizmetler dört ana başlık altında açıklandı: Bunlar destekleyici, düzenleyici, tedarik edici ve kültürel servisler olarak bilinir. Tozlaşma, düzenleyici servisler arasında yer alır ve hem doğal bitki çeşitliliğinin devamı hem de tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından önem arz eder.
Küresel olarak çiçekli bitkilerin yaklaşık 3/4’ü hayvan tozlaşmasına bağımlıdır. Bu canlılar arasında en etkin olanlar böcekler olup ve bunlar içerisinden de ekonomik açıdan en değerli olan tür balarısıdır. Bunun en önemli nedeni balarılarının arıcılar tarafından yönetilebilmesi ve sayıca diğer türlere göre çok fazla ve yaygın olmalarıdır.
Ekosistem hizmetleri ve tozlaşma
Tozlaşma, çiçekli bitkilerde erkek üreme organından dişi üreme organına polenin yani çiçek tozlarının taşınması sürecidir. Bu süreç döllenmenin gerçekleşmesini ve meyve-tohum oluşumunu sağlar. Rüzgar, su ve hayvanlar tozlaşmada rol oynayabilse de böceklerle yapılan tozlaşma özellikle tarımsal üretimde ilk sırada yer alır. Bu durumun en önemli nedenlerinden bazıları, balarılarının koloni halinde yaşamaları, yüksek popülasyon yoğunluğuna sahip olması, çiçekleri çoklu sayıda ziyaret etmeleri, uçuş mesafelerinin yüksek ve tarlacılık faaliyeti alanlarının geniş olması ve ayrıca arka bacaklarındaki polen sepetleri ile etkin tozlaşma gerçekleştirmesi şeklinde belirtilebilir. Bu özellikler balarısını hem doğal hem de tarımsal ekonomide önemli kültür bitkilerinde vazgeçilmez kılar.
Balarıları birçok şekilde ekosistem hizmeti sağlayıcısı olarak katkıda bulunur. Her bir ekosistem hizmetine değinmemiz balarılarının ne kadar önemli canlılar olduğunu göstermesi açısından önemlidir.
Düzenleyici hizmet: Tozlaşma
Balarıları, dünya genelinde ticari olarak yönetilebilen en yaygın tozlaştırıcı türdür. Tarımda hem tarla hem de bahçe bitkilerinde, özellikle badem, elma, kiraz, ayçiçeği ve kolza gibi ürünlerde verim ve kalite artışı doğrudan balarısı tozlaşmasına bağlıdır. Badem ağacının tek tozlaştırıcısı balarısıdır, ABD’de badem üretiminin neredeyse tamamı çiçeklenme döneminde bahçelere yerleştirilen balarısı kolonileri sayesinde gerçekleştirilir. Bu durum, balarısının küresel gıda üretimi açısından stratejik bir canlı olduğunu gösterir.
Oysaki balarıları eski dünyaya özgü bir böcek olup Amerika kıtasının kolonizasyonu süresince bu kıtaya götürülmüş ve burada adapte edilmeye çalışılmıştır. 1700’lü yılların sonundan 1900’lü yıllara kadar tüm dünyada yayılan balarılarından yaklaşık 10 alt tür ABD’ye getirilmiş ve tarımda temel tozlaştırıcı olarak kullanılmıştır.
Çalmaşur ve Özbek’in 1999 yılındaki Türk Biyoloji Dergisindeki çalışmalarında tozlaşmayı bilimsel olarak özetlemesi son derece önemlidir:
“Başta buğday ve mısır olmak üzere, buğdaygiller ve diğer pek çok bitkide tozlaşma olayı rüzgar yardımı ile olmaktadır. Fakat elma, armut, şeftali, kayısı, vişne, kiraz vs. gibi meyve ağaçlarında; yonca, korunga, çayır üçgülü, ak üçgül, fiğ vs. gibi yem bitkilerinde; ayçiçeği, aspir, kolza, pamuk, şekerpancarı gibi endüstri bitkilerinde; kavun, karpuz, kabak gibi sebzelerde, daha birçok kültür bitkisi ve çok sayıdaki yabani bitkilerin tozlaşmasında arılara mutlak ihtiyaç duyulmaktadır. Hatta birçok bitkide arılar olmaksızın tohum bağlama hemen hemen hiç olmamaktadır (Free, 1983; McGregor, 1976; Özbek, 1986; Özbek 1992)”

Trakya’dan bir ayçiçeği tarlası.
Çalışmada balarılarının yanında ayçiçeği tarlalarını ziyaret eden diğer türler de incelenmiştir. Bu türlerin de tozlaşmaya önemli katkı sunduğu belirtilse de ayçiçeği tablalarında tespit edilen böcek ve tozlayıcıların yüzde 88’ini balarıları oluşturur Tarımsal açıdan ekonomik değeri olan kültür bitkilerinin üretim alanlarında yeterli sayıda balarısı kolonisi bulunduğunda; ayçiçeğinde yüzde 25–50, pamukta yüzde 34–40, üçgülde yüzde 50–60, elma ve armutta yüzde 50–60, salatalıkta yüzde 75–90, kavun ve karpuzda yüzde 95–100, domateste yüzde 25–30, üzümde yüzde 25–30, korunga, yonca ve fiğde ise yüzde 35–40 oranında verim artışı balarılarının tozlaştırma etkisiyle gerçekleşir. Bu nedenle yalnızca ayçiçeğinde değil, birçok tarım ürününde verim artışında balarılarının etkisi oldukça yüksektir.
Tedarik edici hizmetler: Arı ürünleri
Balarısı yalnızca tozlaşmayla değil, aynı zamanda çeşitli arı ürünleriyle de ekonomik katkı yapar. Kovan ürünlerinden bazıları bal, polen, propolis, arı sütü, balmumu ve arı zehridir.
Bu ürünler gıda, kozmetik, farmasötik ve alternatif tıp gibi çok farklı alanlarda yaygın olarak kullanılır. İnsan refahına katkı sağlayan bu kovan ürünlerinin yanında, arıcıların ihtiyaçları doğrultusunda ayrıca ana arı ve koloni üretimi de önemli bir hizmet olarak öne çıkar.

Anadolu ve Kafkas balarısı koloni ve ana arı üretimi.
Destekleyici hizmetler, biyolojik çesitlilik

Balarılarının tozlaştırdığı farklı çiçekli bitkiler.
Balarılarının sağladığı tozlaşma ve
ekosistem hizmetleri, bitki
popülasyonlarının devamlılığını sağlar. Bu durum aynı zamanda bitki genetik çeşitliliğini artırır, habitat sürekliliğini destekler
ve besin zincirinin devamını sağlar.
Dolayısıyla balarısı, dolaylı olarak tüm karasal ekosistemlerin düzgün bir şekilde işleyişine katkıda bulunur.
Kültürel hizmetler
Balarısı, insanlık tarihi boyunca sembolik ve kültürel bir öneme sahip oldu. Antik dönemden günümüze kadar üretkenlik, düzen ve çok çalışmanın simgesi olarak benimsendi. Bunun yanında arıcılık, özellikle kırsal bölgelerde önemli bir geçim kaynağı olarak kırsal kalkınmaya katkı sağlar. Ali Nihat Gökyiğit Vakfı’nın
çalışmalarıyla Macahel Havzası’nda geliştirilen arıcılık faaliyetleri bu duruma önemli bir örnek oluşturur. Balarısı aynı zamanda eğitim, çevre bilinci ve geleneksel bilginin aktarımı açısından da önemli bir model organizmadır. TÜBİTAK Bilim ve Toplum programı kapsamında desteklenen arıcılık temalı eğitim projeleri bu alanda öncü çalışmalar arasında yer alır. Ayrıca arıcılık faaliyetleri kültürel miras niteliği taşırken ekoturizme de katkı sağlar. Apiturizm olarak bilinen bu faaliyetlerin Türkiye’deki ilk örneklerinden biri ise Artvin’in Borçka ilçesine bağlı Macahel’de gerçekleştirilen BEESAFARI etkinliğidir.
Tozlaşmanın ekonomik değeri
Küresel ölçekte tarımda tozlaşmanın sağladığı ekosistem hizmetleri yüz milyarlarca dolar değerindedir. Balarısı sayesinde gerçekleşen tozlaşma ise doğrudan bal üretiminden çok daha fazla ekonomik katkı sağlar. Tozlaşmanın değerini hesaplamak için yaygın olarak kullanılan formül, ürün miktarıyla birim fiyatın ve ürünün böcek tozlaşmasına ne kadar bağımlı olduğunun çarpımını toplamak üzerine kuruludur. Yani, ekonomik değeri bulmak için her ürün için “ürün miktarı × birim fiyat × tozlaşmaya bağımlılık oranı” hesaplanıyor (Gallai ve ark., 2009; Barfield ve ark., 2012).
Eğer özellikle balarısının ekonomik katkısı hesaplanmak isteniyorsa, o zaman önceki formülde D değerinin balarısının payı ile çarpılması gerekiyor. Bu sayede balarısının tozlaşmadaki ekonomik katkısı doğrudan bulunabiliyor. Bu noktada en tartışmalı konu D değerinin kendisidir. Gallai bu konuyu detaylı olarak ele almış ve birçok çalışmadan elde edilen değerlerin ortalamasını kullanmayı önermiştir. Tarımsal üretimde bu değeri ölçmek nispeten kolayken, doğal ekosistemlerde yabani arıların yaptığı tozlaşmayı hesaplamak neredeyse imkansızdır. Tarımda farklı ürünlerin böcek tozlaşmasına olan bağımlılığı ve bu bağımlılık içinde balarısının payı ise Tablo 1’de gösterilmiştir (Morse ve Calderon, 2000).
Tablo 1. Balarılarının ürün verimliliğine tahmini etkisi.

Bu yazarlar balarısının tarımda tozlaştırıcı olarak kullanımını ABD’de 2000 yılında ölçmek için yukarıda bahsettiğimiz formüle benzer bir denklem kullandılar. Formül şöyle:
Balarısının tarımdaki değeri = V × D × P
Burada V, ürünün son üç yıldaki ortalama değeri; D, ürünün böcek tozlaşmasına olan bağımlılığı; P ise tozlaştırıcılar içinde balarısının payını gösteriyor. Bu hesaplamayla 1996-1998 yılları arasında balarısının ABD tarım ekonomisine sağladığı katkı yaklaşık 15 milyar dolar olarak bulunmuş. Çalışmada kullanılan
ürünler ve değerler Tablo 2’de gösterilmiştir.
Tablo 2. Tozlaşmanın ABD’deki ekonomik değeri


Balarısını korumak, ekosistemi korumaktır
Balarısı kaynaklı ekosistem hizmetleri balarılarının karşı karşıya olduğu tehlikeler nedeniyle büyük bir risk altında. Son yıllarda balarısı popülasyonlarında küresel ölçekte bir azalma gözleniyor. Literatürde ‘Koloni Çöküş Sendromu’ olarak adlandırılan bu durum birçok farklı sebepten kaynaklanıyor. Bu azalmaya katkıda
bulunan tehditler arasında pestisit kullanımı (özellikle neonikotinoidler), habitat kaybı ve monokültür tarım, parazitler (özellikle Varroa destructor), viral ve bakteriyel hastalıklar ve son olarak son günlerde çokça dile getirilen iklim değişikliği yer alıyor. Bu tehditler sadece arıcılık sektörünü değil, küresel gıda sistemini de doğrudan etkiliyor ve ekosistem hizmetlerinin aksamasına yol açıyor.
Türkiye’de balarısının korunmasında öncülüğü ANG Vakfı üstlendi; 1998 yılında Macahel’de Kafkas balarısı için izole bir bölge kuruldu. Ardından Artvin ve Ardahan, bu yerel balarısının gen merkezi haline geldi. 2015 yılında ise Ankara-Kızılcahamam’da Orta Anadolu Balarısı (Apis mellifera anatoliaca) koruma altına alındı.
Balarısı, sağladığı çok boyutlu ekosistem hizmetleri sayesinde hem doğal sistemlerin hem de insan refahının temel taşlarından biri olarak öne çıkıyor. Özellikle tozlaşma hizmeti, küresel gıda üretiminin sürekliliği ve tarımsal verim açısından vazgeçilmez bir rol oynuyor. Ancak balarısı popülasyonlarının karşı karşıya olduğu tehditler – pestisit kullanımı, habitat kaybı, parazitler, hastalıklar ve iklim değişikliği – sadece arıcılığı değil, küresel gıda sistemini ve ekosistemlerin bütünlüğünü de doğrudan etkiliyor. Bu nedenle balarısının korunması, yalnızca tek bir türün devamlılığını sağlamak değil, aynı zamanda ekosistemin işleyişini ve gıda güvenliğini güvence altına almak anlamına geliyor. Yerel gen kaynaklarının korunması, modern arıcılık uygulamalarının teşviki ve doğal habitatların desteklenmesi gibi önlemler hem biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesine hem de ekonomik sürdürülebilirliğe katkı sağlıyor.
