Zengin maden yataklarına sahip bir bölgede doğan ve gelişen Urartu Uygarlığı, madencilik sanatında hayranlık verici bir düzeye ulaşmıştı. Anadolu, Kafkasya, Mezopotamya ve İran’daki kültür ve uygarlıkların sanatından da etkilenerek üretim yapan Urartulu zanaatkârların saray ve yönetici sınıflar için yaptıkları üstün nitelikteki takı, süs eşyası ve silahların yanı sıra, ahşap ve metalin bir arada kullanıldığı mobilya aksamları, günümüzde dünyanın dört bir yanındaki müzelerin vitrinlerini süslemektedir.
Bir tahtın veya benzeri bir mobilyanın ayak kısmına ait olan bu bronz eserde, oturan bir boğa ile onun üzerinde ayakta duran bir figür -muhtemelen bir tanrı- betimlenmiştir. Kutsal hayvanı üzerinde ayakta duran tanrı kompozisyonuna o dönemde birçok kültürde rastlanır. Üst kısmı günümüze maalesef ulaşamamış figürün çarık benzeri ayakkabısı ile bileklerine kadar inen uzun pileli eteği dikkat çeker.
Büyük ihtimalle Van-Toprakkale’den
(Rusahinili), 19. yüzyıl sonlarındaki
kazılar sırasında ortaya çıkarılan bu
eser, yurt dışına kaçırıldıktan sonra çeşitli
koleksiyonerler arasında el değiştirmiş,
1950 yılında ise New York – The MET
(Metropolitan Museum of Art) tarafından
satın alınmıştır. Eser halen bu müzenin
koleksiyonunda yer alır.

Hazırlayan: Heval Bozbay
