Esasen ‘taşınabilir eşya’ anlamına gelen mobilya, insanlar göçebe yaşamaktan yani taşınmaktan vazgeçtikleri bir dönemde dünyalarına dahil oldu. Yerleşik olmayan, göçebe bir yaşamda mobilya hem gereksizdi hem de külfet. Yerleşik hayata geçişle birlikte yatak, oturak, dolap gibi mobilyalar da gündelik hayatın vazgeçilmez öğelerinden biri haline geldi.
Ahşabın dayanıklılığı çok olmadığı için, en eski mobilya örneklerine dair bilgilerimiz son derece kısıtlı. Ancak kürsü veya taburenin icat edilmiş en eski mobilyalardan biri olduğunu iddia etmek abartılı olmaz. Dört ayak ve üzerine gerilen iplerden oluşan bu son derece basit dizayn, bin yıllardır neredeyse hiç değişmeden günümüze ulaştı. Antik dönemlerde, özellikle Antik Mısır uygarlığında krali eşyalar arasında olan tabureler, günümüzde sokak kahvelerinin vazgeçilmez mobilyaları oldu.

Mısır Yeni Krallık dönemine ait olan, MÖ 1295-1188 yılları arasına tarihlenen bu tabure,
günümüzde Cleveland Sanat Müzesi’nin koleksiyonunda yer alır.
