Günlük hayatta belki de en çok kullandığımız nesnelerden birtanesi de anahtarlar. Hemen hepimizin cebinde, çantasında en az bir anahtarı vardır. Çoğu zaman zenginliği, sahip olmayı temsil eden anahtar, 1948 yılından beri ise evini, yurdunu kaybetmenin ve göçmenliğin sembolü olarak kullanılıyor. 1948 yılında İsrail devletinin kurulmasıyla yaşadığı yerden göç etmeye zorlanan Filistinliler, bir gün geri dönecekleri umuduyla o zamandan beri evlerinin anahtarlarını saklıyorlar.

Doğu Kudüs’ün Sur Bahir bölgesinde bulunan
bu anahtar, Roma İmparatorluğu dönemine
ait. Günümüzde Louvre Müzesi koleksiyonunda
yer alıyor.
Hazırlayan: Heval Bozbay
