Kategori iyi arkeoloji

Çatalhöyük’ün yaş almış kadınları

Tüm anneannelere… Bazı toplumlar genç bireylerinin hayatta kalmaları ve ömürlerinin sağlıklı geçmesi için anneannelere özel bir statü tanır. Bu anneanneler toplumu idare eder, önemli kararları verir, hakemlik yapar, şifalı otları, ritüelleri ve şarkıları bilir. Ham madde kaynaklarının veya avlakların yerlerini,…

Tarih öncesinde Ege’de açık deniz balıkçılığı gerçekten var mıydı?

Prof. Dr. Çiler ÇilingiroğluEge Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Protohistorya ve Önasya Arkeolojisi Arkeolojik bulgular Paleolitik Çağ’dan itibaren, ender de olsa, insanların denize açıldığını ortaya koyuyor.Daha düzenli deniz seyahatleri ise MÖ 9000’lerden itibaren başlar. Deniz yolculukları Mezolitik Çağ’dadevam eder. Girit’in güneyinde yer…

Silah, statü ve servet: Doğu Akdeniz’de Tunç Çağı’ndan bugüne egemenlerin savaşlarına bir bakış

Prof. Dr. Çiler ÇilingiroğluEge Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Protohistorya ve Önasya Arkeolojisi Savaşmak, kral olmanın ve devleti sürdürmenin olmazsa olmaz bir koşulu haline gelmişti. Düzenli orduya sahip krallar çevrelerine seferler düzenliyor, ucuz hammadde ve emeğe erişmek için ellerindeki tüm imkanları kullanıyorlardı.…

Kim korkar feminist arkeolojiden? Feminizmin bir eşitlik talebi olduğunu bilmeyenler!

Prof. Dr. Çiler ÇilingiroğluEge Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Protohistorya ve Önasya Arkeolojisi Bir yanda politik konjonktürümüz diğer yanda arkeolojinin yapısal sorunları. İstanbul Sözleşmesi’niyürürlükten kaldıran, LGBTİQ+ bireyleri kriminalize eden, “Türkiye’nin Taliban’ın inancıyla alakalı tersbir yanı yoktur” diyen bir politik iktidar elbette kadınların…

Afet sonrası uzaydan arkeoloji: Deprem sonrası kültürel miras

Arkeologlar olarak, depremin yarattığı ağır hasar ortaya çıktıkça, insanlığın en önemli tarihsel süreçlerinin yaşandığı coğrafyalardan birinde, tarihi ve kültürel varlıkların da yara aldığını anladık. Biz de kendi mecramızda, okyanusta bir damla olabilmenin çabası içinde buluverdik kendimizi. Prof. Dr. Çiler ÇilingiroğluEge…

Kutsaldan yok oluşa: Yaban sığırının çok acıklı hikâyesi

Polonya’da türünün son bireyi olarak gezinen Bos primigenius’un ağır hüznünü anlamıyor olabiliriz ama o bize hüzün dolu hikâyesini bırakırken, başta akıl ve zeka olmak üzere kibrimize ve kendimizeatfettiğimiz her türlü olumlu özelliğe küfrettiğini duyar gibiyim. Antroposen bilinç sanırım artık küfürlerimizi…

Özgün anarşist toplumlarda yatay hiyerarşi nasıl işliyordu?

Özgün anarşist toplumlar unuttuğumuz ve bize unutturulmaya çalışılan bir politik tasarımın mümkün olduğunu gösteriyorlar. İnsanlığın o günlerini şu kapkara günlerde anımsamak bize iyi gelecek. Prof. Dr. Çiler ÇilingiroğluEge Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Protohistorya ve Ön Asya Arkeolojisi Sosyal farklılaşma konusunda önemli…

Tarım Devrimi: Bir zorunluluk muydu yoksa seçim mi?

Tarım, tarihin zorunlu bir yönelimi değildir; Üst Paleolitik dönemden itibaren özelleşmiş, çok değişkenli ancak çizgisel ya da ereksel olmayan süreçlerin sonunda, bazı toplumların çevrelerindeki canlılarla yeni tarzda bir ilişki kurma girişiminin taşmasıdır. Doç. Dr. Çiler ÇilingiroğluEge Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Protohistorya…

Kaosun çağrısı: Islah edilmiş doğa olarak bahçeler

Sonsuz ve ıssız evrenin ıslah edilebilir olduğuna dair bir inancı besler bahçeler. Dolayısıyla o örülen çitler sadece yabanıl hayvanları veya domuzları dışarıda değil, aynı zamanda, bastırılan dürtüleri ve karanlık anti-sosyal düşünceleri de dışarıda tutarlar. Bahçeleri, toplumsal, uysal insanı mümkün kılan…

Asla yalnız yürümeyeceksin: Arkeolojide taciz mağdurları

Hiçbir kariyer basamağı, hiçbir araştırma başkanlığı ve hiçbir statü tacize uğramış bir mağdurun kirpiğinden kıymetli değil. Kirpikleri yere düşmesin, asla yalnız yürümesinler, yeni mağdurlar olmasın diye bu konuyu konuşmaya devam edeceğiz… Doç. Dr. Çiler ÇilingiroğluEge Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Protohistorya ve…

Oyunun ciddiyeti, oyunbozanın gerekliliği üzerine

Kaderin cilvesine bakın ki, tarih, yalnızca oyunbozanları anımsar. Oyunbozan demek bir yerde feleğin çarkına çomağını sokan kişi demek. Buna cesaret edenleri yüceltip onlardan ilham almıyor muyuz? Spartaküs’ten Börklüce’ye, Galileo’dan Marie-Curie’ye, Mahir Çayan’dan Rosa Parks’a, Edward Said’denJulian Assange’a… Doç. Dr. Çiler…

Büyüyle büyüyen insanlık

Büyü, fal ve tılsım yaşama anlam ve değer katma çabasındaki insan kültürünün biricik ve evrensel ürünleridir. Boşuna dememişler: “Fala inanma, falsız kalma!” Doç.Dr. Çiler ÇilingiroğluEge Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Protohistorya ve Ön Asya Arkeolojisi Bölümü Erich Fromm demiş ki, “insan, kendi…

Arzunun dip tarihi: Eski toplumlarda cinsellik

Eski Mezopotamya’da ekonominin kalbi olan tapınaklar, fahişeliğin icrasında karşımıza çıkan mekanlar arasındadır. Bugünkü değer ve normlarımıza ne ters, öyle değil mi? Doç.Dr. Çiler ÇilingiroğluEge Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü, Protohistorya ve Ön Asya Arkeolojisi Anabilim Dalı Suriye’den M.Ö. 1500’lere ait…

Sarı öküzden kefaretçi tanrıya: Deprem mitleri üzerine

Tanrısal iradenin doğa olayları yoluyla insan yaşamını etkilemesi veya sona erdirmesi fikri evrensel değildir. İçinde yaşadığımız coğrafyanın kadim kültürlerinin ahlaki bir öğretisidir. Doç. Dr. Çiler ÇilingiroğluEge Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Protohistorya ve Önasya Arkeolojisi Ege halkları 30 Ekim 2020’de dünyada yılın…

Tarihin insan olmayan failleri

Birçoğumuzda bir virüsün koca bir gezegeni etkisi altına alarak evlerine kapaması distopik bir bilimkurgu filminin içine hapsolduğumuz hissini doğurdu. Milyarlarca insanın evlerinde kalması gezegen açısından çeşitli etkiler yarattı. Bir yandan sera gazlarının atmosferdeki yoğunluğu uzun zamandır hiç olmadığı kadarazalınca soluduğumuz…

Savaşsız Toplumlar Hiç Oldu mu?

İnsanların da bir üyesi olduğu primatlar arasında topluluklar arası şiddet hiç de azımsanmayacak bir sıklıkta karşımıza çıkıyor. O halde savaşı kategorik olarak reddetmeden, ahlaki olarak yargılamadan ve tarihin çöplüğüne nasıl atabileceğimizi tartışmadan önce, onun nedenlerini anlamaya çalışalım. Prof. Dr. Çiler…